VAAZ
Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma
VADESİZ
Vadesi olmayan
VADİ
İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VAH
`Yazık` anlamında söylenen bir söz
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
VAHŞİCE
Vahşi bir biçimde, vahşicesine, vahşiyane
VALİZ
Genellikle yolculukta içine çamaşır vb. eşya konulan küçük el bavulu
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VANİLYA
Salepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki (Vanilla planifolia)
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı
VARAK
Yaprak
VARAKÇI
Varakla süs yapan zanaatkâr
VARDACI
Varda işini sesle veya araçla yapan kimse
VARDELA
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
VARDİYA
Posta
VAROL
yaşa!
VAROLUŞ
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
VARİL
Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
VASİLİK
Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet
VASİYET
Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
VAT
Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi
VATOZ
Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
VATSAAT
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VAZOLUK
Vazo yapmaya elverişli malzeme
VAİZLİK
Vaizin yaptığı iş
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
VEFASIZ
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VEREV
Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERNİYE
Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman
VEYAHUT
Yahut
VEZİR
Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kimse
VINILTI
Vınlayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
VIZ
Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VOLİAĞI
Kayıkla denize salındıktan sonra her iki kolunun halatlarıyla karaya çekilen balık ağı
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan