YAYINIM
Yayınma
YAYINMA
Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım
YAYINTI
Yayılmış, dağılmış şeyler
YAYIŞ
Yayma işi
YAYKOLU
Ok yaylarının esneyen uçlarının her iki yanı
YAYLACI
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
YAYLAMA
Yaylamak işi
YAYLI
Yayı olan
YAYMA
Yaymak işi
YAYMACA
Propaganda
YAZAR
Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif
YAZGÜNÜ
Sıcaktan kaynaklanan elverişsiz zaman dilimi
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü
YAZIN
Yaz mevsiminde, yaz aylarında
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞHANE
Bitkisel ve hayvansal yağ elde edilen yer
YAŞAM
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat(I)
YAŞAMAK
Canlılığını, hayatını sürdürmek
YAŞAYIŞ
Yaşama işi
YAŞIT
Aynı yaşta olan kimselerden her biri
YEDEKÇİ
Bir hayvanı yedeğe alan kimse
YEDİGİR
Büyükayı
YEDİŞER
Yedi sayısının üleştirme sayı sıfatı
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YELİN
İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü
YEM
Hayvan yiyeceği
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENGE
Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YEĞNİ
Ağır olmayan, hafif
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YIKAYIŞ
Yıkama işi
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILBAŞI
Ocak ayının birinci günü
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YO
`Hayır` anlamında kullanılan bir söz
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOGİ
Yoga felsefesini uygulayan kimse
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı