YAĞDOKU
Vücutta yağ tabakalarını oluşturan doku
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YAĞIR
Sırt, arka, iki kürek arası
YAĞLIİP
Darağacı
YAŞAM
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat(I)
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YENİMSİ
Yeniyi andıran, yeniye benzeyen, yeni gibi
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu
YENİYIL
Yaşanılan yıldan bir sonraki yıl, yeni sene
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YERALTI
Yerin yüzeyi altındaki bölümü
YEREY
Arazi
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YEŞİLOY
Çekimser davranıldığını gösteren oy
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YIKI
Harabe
YILIŞIK
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan
YILKICI
Yılkı işiyle uğraşan kimse
YIPRAK
Yıpranmış, aşınmış, eski
YIPRAMA
Yıpramak işi
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTLAK
Göz kuyruğu yırtılmış gibi açık duran (göz)
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOLUYLA
Aracılığıyla
YOMRA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSMACA
Yosmaya yaraşır bir biçimde, yosma gibi
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
YUMUK
Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran, yumulu
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YUNANCA
Yunanistan’da yaşayanlar tarafından kullanılan dil
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YUTAK
Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖN
Belli bir noktaya göre olan yer, taraf
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif