YEDİGEN
Yedi kenarlı çokgen
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YELEKEN
Havadar
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YELİN
İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YENGE
Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
YENİ
Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YEPELEK
İnce yapılı, zarif, narin
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YEREY
Arazi
YERKÜRE
Üstünde yaşadığımız gök cismi, yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERÇAMI
Yüksekliği 5-10 santimetre olan, limon sarısı renkli, otsu bir bitki, yer servisi (Ajuga chamaepitys)
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERKİ
ancak, şu şartla
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKI
Harabe
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILIK
Çarpık, eğri (ağız)
YILIŞIK
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOKYILI
Bir tarım ürününden az verim alınan yıl
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOLUYLA
Aracılığıyla
YOLÜSTÜ
Yolun hemen kenarı
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSMACA
Yosmaya yaraşır bir biçimde, yosma gibi