YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOKUM
`söz edilen yerde değilim` anlamında kullanılan bir söz
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOKYILI
Bir tarım ürününden az verim alınan yıl
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOLÜSTÜ
Yolun hemen kenarı
YOMRA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YOSMA
Şen, güzel, fettan (genç kadın)
YOSUN
Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YOĞ
Eski Türklerde ölüler için yapılan tören
YUF
Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURDU
İğnenin deliği
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖNELİŞ
Yönelme işi, yönleniş
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
YÖRÜK
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜREKSİ
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
YÜREĞİR
Adana iline bağlı ilçelerden biri
YÜRÜTEN
Yürüteç
YÜRÜTEÇ
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı
YÜZBAŞI
Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
YÜZEREV
Nehir veya deniz üzerinde kurulan, hareketli konut
YÜZSUYU
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
YÜZYÜZE
Karşı karşıya, vicahen
YÜZÜK
Parmağa geçirilen genellikle metal halka
YÜZÜNCÜ
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİNE
Yeniden, bir daha, tekrar, gene
YİYECEK
Yenmeye elverişli olan her şey
YİYİMLİ
Zevkle yenen