YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YURTTAŞ
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül
YÜK
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜREKSİ
Yüreği andıran, yüreğe benzeyen, yürek gibi
YÜRÜTEÇ
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
YÜZEREV
Nehir veya deniz üzerinde kurulan, hareketli konut
YÜZEY
Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II)
YÜZEYLİ
Yüzeyi olan
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİV
Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
YİYECEK
Yenmeye elverişli olan her şey