YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERKATI
Giriş katı
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERÇAMI
Yüksekliği 5-10 santimetre olan, limon sarısı renkli, otsu bir bitki, yer servisi (Ajuga chamaepitys)
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YETİRİŞ
Yetirme işi
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YIL
Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
YILBAŞI
Ocak ayının birinci günü
YILDIRI
Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör
YIR
Ezgi, türkü, nağme
YIRIK
Yırtılmış
YIRLAMA
Irlama
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTLAK
Göz kuyruğu yırtılmış gibi açık duran (göz)
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YIĞINAK
Bir şeyin biriktiği yer
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YO
`Hayır` anlamında kullanılan bir söz
YOKSA
`Aksi takdirde` anlamında kullanılan bir söz
YOKUM
`söz edilen yerde değilim` anlamında kullanılan bir söz
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOKYILI
Bir tarım ürününden az verim alınan yıl
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan
YOMRA
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSMACA
Yosmaya yaraşır bir biçimde, yosma gibi
YUF
Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
YULAR
Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip