YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YEMİŞÇİ
Yemiş yetiştiren veya satan kimse
YENLİ
Yenleri olan
YENİ
Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı
YENİMSİ
Yeniyi andıran, yeniye benzeyen, yeni gibi
YENİYIL
Yaşanılan yıldan bir sonraki yıl, yeni sene
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YEPYENİ
Çok yeni, hiç kullanılmamış
YERBERİ
Dünya çevresinde dolanan bir uydunun gerçek veya görünür yörüngesinin Dünya'ya en yakın noktası
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERGİCİ
Yerme huyu olan kimse
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERYURT
Oturulan, yaşanılan yer
YERÇAMI
Yüksekliği 5-10 santimetre olan, limon sarısı renkli, otsu bir bitki, yer servisi (Ajuga chamaepitys)
YERİDİR
`layıktır, uygundur, münasiptir` anlamında kullanılan bir söz
YERİVAR
`uygundur, iyidir` anlamında kullanılan bir söz
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERKİ
ancak, şu şartla
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKELİ
Otoritesi olan
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YETİM
Babası ölmüş olan (çocuk), babasız
YETİNME
Yetinmek durumu, kanaat, iktifa
YETİŞİM
Öğretmen olabilmek için alınan mesleki eğitim derslerinin bütünü, formasyon
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YEĞNİ
Ağır olmayan, hafif
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YEŞİLLİ
Yeşili olan
YEŞİLOY
Çekimser davranıldığını gösteren oy
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YIKAMAÇ
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
YIKANIŞ
Yıkanma işi
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YIL
Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YILANCI
Yılan besleyen veya yılan oynatan kimse
YILANLI
Yılanı olan
YILDIRI
Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör
YILIŞIK
Yapmacık davranışlarla hoş görünmeye çalışan
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü
YILKICI
Yılkı işiyle uğraşan kimse
YIPRAK
Yıpranmış, aşınmış, eski
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIRTLAK
Göz kuyruğu yırtılmış gibi açık duran (göz)