YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YIVA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YO
`Hayır` anlamında kullanılan bir söz
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOGİ
Yoga felsefesini uygulayan kimse
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKSA
`Aksi takdirde` anlamında kullanılan bir söz
YOKUM
`söz edilen yerde değilim` anlamında kullanılan bir söz
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOKUŞLU
Yokuşu olan
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOKYILI
Bir tarım ürününden az verim alınan yıl
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORTU
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSMA
Şen, güzel, fettan (genç kadın)
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YOĞ
Eski Türklerde ölüler için yapılan tören
YUDUM
Sıvı içiminde ağza alınan miktar
YUFKACI
Yufka, kadayıf vb.ni yapıp satan kimse
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YUKAÇ
Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
YULAR
Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip
YUMUK
Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran, yumulu
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNANCA
Yunanistan’da yaşayanlar tarafından kullanılan dil
YUNANLI
Yunan
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YURTSAL
Yurtla ilgili, vatani
YURTSUZ
Yurdu olmayan (kimse)
YURTTAŞ
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
YURTİÇİ
Yurt sınırları içinde olan
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖN
Belli bir noktaya göre olan yer, taraf
YÖNELİK
Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif
YÖRÜK
Hayvancılıkla geçinen, genellikle Toroslarda yaşayan göçebe Türk oymağı, Türkmen
YÜK
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
YÜKLÜ
Yükü olan, mahmul
YÜREGİR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr