YAD
Yabancı
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YADEL
Yabancı yer, gurbet
YADSIMA
Yadsımak işi, yokumsama, inkâr
YADİGAR
Bir kimseyi, bir olayı hatırlatan nesne veya kişi, andaç
YAHNİ
Kavrulmuş soğan ve salça ile pişirilen, sade veya sebzeli et yemeği
YAKACAK
Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde, mahrukat
YALINAD
Birleşik olmayan ve yapım eki almamış ad, yalın isim: Ev, kol, el, baş, diş gibi
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YAPINTI
Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni
YARADAN
Tanrı
YAREN
Arkadaş, yakın dost
YATUĞAN
Kanun, santur vb. yatırılarak çalınan sazların ortak adı
YAY
Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı
YAYLACI
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
YAZGICI
Yazgıcılık yanlısı olan, kaderci, fatalist
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YE
Türk alfabesinin yirmi sekizinci harfinin adı, okunuşu
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YELEKEN
Havadar
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YENİÇAĞ
Orta Çağın bitiminden (1453 veya 1492'den) Fransız İhtilali'ne (1789) kadar süren çağ
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERKÜRE
Üstünde yaşadığımız gök cismi, yer, yer yuvarı, yer yuvarlağı
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YOKYERE
Hiçbir gereği ve sebebi olmadan, boşu boşuna
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YOSMA
Şen, güzel, fettan (genç kadın)
YOSUN
Çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen tallı bitkilerin ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad
YOZ
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan
YUFKACI
Yufka, kadayıf vb.ni yapıp satan kimse
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÜREĞİR
Adana iline bağlı ilçelerden biri
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı
YÜZÜNCÜ
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)