YABANIL
İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi
YAK
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
YAKALIK
Yaka yapılmaya uygun olan şey
YAKUT
Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse, Saha
YALABIK
Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı
YALAN
Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır
YALINAD
Birleşik olmayan ve yapım eki almamış ad, yalın isim: Ev, kol, el, baş, diş gibi
YANÜRÜN
Bir ana ürün elde edilirken ortaya çıkan başka ürün
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YAPINTI
Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
YARAMAZ
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
YARATIM
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
YASAKÇI
Yasağı koyan veya uygulayan kimse
YASASIZ
Yasaya bağlı olmayan, kanunsuz
YATALAK
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
YATIK
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan
YATISIZ
Geceleri yatılmayan
YAVAŞ
Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı
YAYALIK
Yaya olma durumu
YAYAN
Yürüyerek giden
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi (II), editör
YAZAR
Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü
YAŞAM
Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat(I)
YAŞAMAK
Canlılığını, hayatını sürdürmek
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YEMİŞEN
Gülgillerden, meyvesi elmaya benzeyen, yaprakları kısa saplı, yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan, dikenli bir bitki
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERELAĞ
Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ
YERLİ
Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YEĞNİ
Ağır olmayan, hafif
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YILAN
Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan
YIRTICI
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
YIĞINTI
Bir araya yığılmış şeyler kümesi
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
YOGİ
Yoga felsefesini uygulayan kimse
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YOSMACA
Yosmaya yaraşır bir biçimde, yosma gibi
YUNAN
Yunanistan’da yaşayan, Helenlerin soyundan olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Yunanlı
YUNANCA
Yunanistan’da yaşayanlar tarafından kullanılan dil
YUNUS
Balinalardan, ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan, boyları 3 metreye kadar erişebilen, memeli deniz hayvanı (Delphinus)
YURTSUZ
Yurdu olmayan (kimse)