YA
`Ey, hey` anlamlarında bir seslenme sözü
YAALLAH
bir işe başlarken güç kazanmak için söylenen bir söz
YABANCI
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YAFTA
Üzerine asıldığı veya yapıştırıldığı şeylerle ilgili bir bilgi veren yazılı kâğıt parçası
YAHNİ
Kavrulmuş soğan ve salça ile pişirilen, sade veya sebzeli et yemeği
YAHYALI
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
YAK
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
YAKA
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
YAKAMOZ
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
YAKIOTU
Küpe çiçeğigillerden, kırmızı veya pembe çiçekli, sulak yerlerde yetişen, küçük bir süs bitkisi (Epilobium)
YAKMAÇ
Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör
YAKİNEN
Kesin olarak, iyice
YALAMAK
Bir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YALIYAR
Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yar, falez
YALPILI
Bir yanı öbüründen yüksek veya kalın
YAMAÇ
Dağın veya tepenin herhangi bir yanı
YAMPİRİ
Eğri büğrü, yan yan ve çarpık giden
YANAL
Yanda olan, yana düşen
YANGI
Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon
YANÜRÜN
Bir ana ürün elde edilirken ortaya çıkan başka ürün
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YARAR
Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj
YARATIM
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
YARAŞ
Girişken (kimse)
YAREN
Arkadaş, yakın dost
YARIMCA
Vücudun yarısına gelen inme
YARIN
Bugünden sonra gelecek ilk gün
YARIYIL
Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir
YARIÇAP
Çemberin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı, nısıf kutur
YAS
Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem
YASA
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural
YASAKLI
Herhangi bir şeyi yapması kendisine yasak edilmiş olan (kimse)
YASAMAK
Düzen vermek
YASEMİN
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 metre boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
YASİN
Kur'an surelerinden biri
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
YATAKLI
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
YATAKÇI
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse
YATIR
Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı
YAVRU
Yeni doğmuş hayvan veya insan
YAYAN
Yürüyerek giden
YAYKOLU
Ok yaylarının esneyen uçlarının her iki yanı
YAYLACI
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
YAZIHAN
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse