YAKAMOZ
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
YAKIŞIK
Uygunluk, yaraşma
YAKUT
Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse, Saha
YALELLİ
Uzun ve tekrarlardan oluşan şarkı
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YALIYAR
Yüksek kıyılarda dalga aşındırmasıyla oluşan ve aşınma sürdükçe karanın içine doğru gerileyen yar, falez
YANETKİ
Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir
YAPARLU
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAPIMCI
Bir şeyin yapılmasında, ortaya konulmasında, gerçekleştirilmesinde emeği geçen kimse veya kuruluş
YAPISAL
Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
YARA
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
YARATIK
Yaratılmış canlı varlık, mahluk
YARINTI
Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar
YASEMİN
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 metre boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
YATAĞAN
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
YATIR
Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı
YAY
Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan takımyıldızın adı
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi (II), editör
YAYINMA
Işığın, pürüzleri bulunan bir yüzeyin her noktasında yansıyarak pek çok doğrultuda yayılması olayı, yayınım
YAYKOLU
Ok yaylarının esneyen uçlarının her iki yanı
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞDOKU
Vücutta yağ tabakalarını oluşturan doku
YAĞKÜPÜ
Yağ tulumu
YAŞANAK
Özellikle erken veya yeni doğmuş bebeklerin, zarar verebilecek dış etkenlerden korunması amacıyla içine yerleştirildiği, belirli sıcaklığın ve nemin özel olarak oluşturulduğu, şeffaf, kapalı araç, kuvöz
YEDİLER
Yedi kişilik evliya topluluğu
YEDİLİK
Yedisi bir arada, yedi taneden oluşmuş, yedi tane alabilen
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse
YEN
Giysi kolu
YENİLGİ
Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir
YERMELİ
Yerici bir özelliği de bulunan (söz), pejoratif
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YEĞİN
Zorlu, katı, şiddetli
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKUŞLU
Yokuşu olan
YOLCU
Yolculuğa çıkmış kimse
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan
YOLUNMA
Yolunmak işi
YOLUYLA
Aracılığıyla
YOLÜSTÜ
Yolun hemen kenarı
YUMUK
Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran, yumulu
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan