YABANCI
Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YAK
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
YAKMAÇ
Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör
YALELLİ
Uzun ve tekrarlardan oluşan şarkı
YALITIM
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
YAMAÇ
Dağın veya tepenin herhangi bir yanı
YANAZ
Ters, huysuz (kimse)
YANETKİ
Tedavi için uygulanan ilacın kişide kullanım amacı dışında sebep olduğu olumsuz etki, yan tesir
YANSICA
Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama, ekopraksi
YARAR
Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj
YARATIM
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
YAS
Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem
YASA
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural
YAYIK
Tereyağı çıkarmak için sütün, yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YAĞILTI
Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YB
İterbiyum elementinin simgesi
YEGAN
Birler, tekler
YEK
Bir, tek
YEKEYEK
Teke tek
YEKPARE
Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün
YEKTA
Tek, eşsiz
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YERİNDE
İyi, yeterli
YERİNME
Yerinmek işi, teessüf
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, istidat, kabiliyet, kudret
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YETERKİ
ancak, şu şartla
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKE
Otorite
YETKELİ
Otoritesi olan
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, kuvve, meleke
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YEŞİLOY
Çekimser davranıldığını gösteren oy
YIKAMAK
Su veya başka bir sıvı kullanarak bir şeyi temizlemek
YILDIRI
Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü
YIRTMAÇ
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YY
Türk alfabesinin yirmi sekizinci sırasında yer alan ve Ye adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, sürtünücü ön damak ünsüzünü gösterir
YÖNELİK
Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih
YÖNSEME
Belli bir amaca veya sonuca yönelen, faaliyete dönüşmeyen etki gücü, temayül