ZAFİYET
Arıklık, zayıflık
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse)
ZAPTİYE
Osmanlı Devleti'nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu
ZARAFET
Zariflik
ZARGANA
Uskumrumsugillerden, 40-60 santimetre boyunda, vücudu silindir biçiminde, gaga gibi ince, uzun, sivri ağızlı bir balık (Belone belone)
ZARURET
Zorunluluk
ZARİF
Çekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen, zarafetli
ZAYIF
Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
ZAĞARCI
Osmanlı Devleti'nde padişahın av köpeklerine bakan görevli
ZEHAP
Sanma, sanı, zannetme
ZEHİR
Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem
ZEKAVET
Çabuk anlama ve kavrama, zeyreklik
ZERDALİ
Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü (Armeniaca vulgaris)
ZIH
Giysilerin kol, yaka, etek vb. kenarlarına dikilen şerit veya kaytan
ZIP
Zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketi veya çıkardığı ses
ZIPIR
Şımarık ve delice tavırlı, hareketlerinde ölçüsüz, delişmen, zırtapoz, zirzop
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZORALIM
İşlenen bir suç karşılığı olarak suçlunun malının bütünü veya bir bölümü üstündeki mülkiyetine son verilmesi ve bu mülkiyetin bir başka kuruluşa devredilmesi, müsadere
ZORLA
Zor kullanarak, cebren, zecren, metazori
ZORLU
Güçlü, kuvvetli, şiddetli
ZORUN
Mecburiyet
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa
ZZ
Türk alfabesinin yirmi dokuzuncu sırasında yer alan ve Ze adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, diş eti sızıcısını gösterir
ZÜHUL
İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme
ZİGOT
Erkek ve dişi gametin birleşmesiyle oluşan döllenmiş hücre
ZİHİN
Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü
ZİKİR
Anma, söyleme, sözünü etme
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç
ZİMMİ
İslam devleti tebaasında olan ve haraç veren Hristiyanlar, Yahudiler
ZİYAFET
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)
ZİYARET
Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme