DO
Gam (II) dizisinde `si` ile `re` arasındaki ses
DOGMA
Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise
DOLAMAÇ
Dolambaçlı yol
DOLUNAY
Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre, ayın on dördü, bedir
DOMATES
Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)
DONAM
Bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme vb. bölümleri
DONAMAK
Süslemek, tezyin etmek
DOYGU
Yaşamayı sağlayacak besin, rızık
DOĞRAMA
Doğramak işi
DRAHOMA
Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama
DRAMA
Dram
DUMA
Rus parlamentosunun alt kanadı
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
DUY
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
DUYGU
Duyularla algılama, his
DUYPRİZ
İçerisinde aydınlatmak amacıyla kullanılan duyun yanı sıra elektrik akımı almaya yarayan bir düzeneği de bulunduran alet
DUŞ
Temizlik veya tedavi amacıyla suyu yüksekten üzerine doğru püskürtme yoluyla yıkanma
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs
DÖNEM
Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot
DÖNEÇ
Dalgalı akımlı elektrik motor veya dinamolarında hareketli bölüm, rotor
DÖPER
Bazı iskambil oyunlarında farklı renklerden benzer iki kart yanında farklı renklerden benzer iki kart daha bulunması durumu
DÜBEL
Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva
DÜGAH
Türk müziğinde bir birleşik makam
DÜNYADA
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde
DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam
DÜZENTİ
Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen, mizansen
DÜZEÇ
Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç, tesviye aleti
DÜÇAR
Uğramış, yakalanmış, tutulmuş
DİDİNTİ
Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme
DİDİŞİM
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik
DİKEY
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi
DİKSE
Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
DİLALTI
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl
DİNAMİK
Canlı, etkin, hareketli
DİNAMİT
Nitrogliserin ile yapılan patlayıcı bir madde
DİNGO
`Girenin çıkanın belli olmadığı yer` anlamındaki Dingo'nun ahırı sözünde geçer
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname
DİREKÇİ
Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak
DİRİM
Hayat, yaşam
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİVİTİN
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş
DİYALEL
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü