DAİM
Sürekli, sonsuz
DAİMA
Her vakit, sürekli olarak
DAİMI
Sürekli
DEDİRME
Dedirmek işi
DEFLEME
Deflemek işi
DEH
Binek veya koşum hayvanlarını yürütmek için söylenen bir söz, dah
DEHA
İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey, dâhilik
DEHLEME
Dehlemek işi
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
DEKAN
Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör
DEKAR
1000 m² değerinde yüzey ölçü birimi
DEKLARE
`Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek` anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
DEKODER
Çözücü
DEKOLTE
Açık giyim
DEKOR
Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü
DELECEK
Delgeç
DELEPME
Delepmek durumu
DELMECE
Delecek biçimde
DELİBAL
Arıların zehirli çiçeklerden topladıkları bal, acı bal
DELİL
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
DELİRME
Delirmek işi
DEME
Demek işi
DEMEK
bir şey anlamına gelmek
DEMEMEK
koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
DEMLEME
Demlemek işi
DEMİNKİ
Biraz önceki
DENEK
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENENME
Denenmek işi
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DENEYİM
Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans
DENME
Denmek işi
DENİLME
Denilmek işi
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEREOTU
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua
DERLEME
Derlemek işi, tedvin
DERİLME
Derilmek işi
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan
DEVİRLİ
Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî
DEVİRME
Devirmek işi
DEĞERLİ
Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar
DEĞME
Değmek işi, temas
DEĞİN
Dek
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme
DEŞME
Deşmek işi
DOGMA
Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi