RİYAL
Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası
SABUNCU
Sabun yapan veya satan kimse
SAHAF
Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
SAKINHA
`yapma, yapmaktan çekin` anlamında, yapılması istenmeyen bir davranışa engel olmak için söylenen bir söz
SAKIZCI
Sakız yapan veya satan kimse
SAKİ
İçkili toplantılarda içki dağıtan kimse
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
SARAÇ
Koşum ve eyer takımları yapan veya satan kimse
SARIBEZ
Görmeyenlerin tanınmak için kollarına taktıkları, üzerinde üç siyah noktanın bulunduğu sarı renkli bant
SARIKÇI
Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse
SARIYER
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
SEBZECİ
Sebze satan kimse, zerzevatçı
SEBİLCİ
Sokaklarda dolaşarak sebil dağıtan kimse
SECCADE
Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
SELATİN
Sultanlar
SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
SEPETÇİ
Sepet yapan veya satan kimse
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne
SERETAN
Yengeç
SIRCI
Sır tutan
SIRITIK
Sürekli olarak sırıtan
SKANDAL
Büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay
SOSİS
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
SOTE
Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan yemek
STANDBY
343 destek
STANT
Sergilik
SUDAN
Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan
SULTANİ
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
SUYOLCU
İstanbul'un su yollarının ve bunlara ilişkin kuruluşların bakım, onarım ve işletmesiyle uğraşan kimse
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
SÜMER
Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜTANNE
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana, sütnine
SÜTBABA
Sütannenin kocası
SÜTNİNE
Sütanne
SÜTİZNİ
Çalışan kadına doğum yaptıktan sonra bebeğini emzirebilmesi için gün içinde kanunen verilen izin
SİFON
Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru
SİH
Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk
SİLAHÇI
Silah yapan veya satan kimse
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu
SİLİVRİ
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
SİMİTÇİ
Simit yapan veya satan kimse
SİRKECİ
Sirke yapan veya satan kimse
SİS
Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman
SİSFARI
Otomobillerde sisli havalarda görüş mesafesini çoğaltan far
SİSTİRE
Bir tahtanın üzerindeki ufak pürüzleri giderip onu dümdüz bir duruma getirmeye yarayan ince çelik lama
SİYER
Hz. Muhammed'in hayatını anlatan kitap
TA
Tantal elementinin simgesi