SÜLÜK
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
SÜLÜN
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
SÜMER
Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜMÜKSÜ
Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi, sümüğümsü
SÜNGÜ
Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah
SÜNGÜLÜ
Süngü takmış olan
SÜNNİ
Sünnet ehlinden olan kimse
SÜPER
Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan
SÜPÜRGE
Süpürme işinde kullanılan araç
SÜREK
Süren, devam eden zaman
SÜREKÇİ
Davar alışverişiyle uğraşan kimse
SÜREÇ
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses
SÜRMELİ
Sürme ile boyanmış olan
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜRÇMEK
Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek
SÜRÜCÜL
Sürü durumunda yaşayan
SÜRÜMLÜ
Sürümü çok olan, çok satılan (mal)
SÜRÜSÜZ
Sürüsü olmayan
SÜS
Süslemeye, süslenmeye yarayan şey, bezek, süs püs
SÜSEN
Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica)
SÜSLÜ
Süsü olan, süslenmiş, bezenmiş
SÜSİÇİN
`yararlı olmak amacıyla değil, gerektiği için değil` anlamında kullanılan bir söz
SÜT
Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını besledikleri, memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı
SÜTANNE
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana, sütnine
SÜTBABA
Sütannenin kocası
SÜTHANE
Süt ve süt ürünleri satılan yer
SÜTNİNE
Sütanne
SÜTSÜ
Sütü andıran, süte benzeyen, süt gibi, sütümsü
SÜTTAŞI
Süt kaynatılırken taşmaması için tencerenin içine konulan bombeli, yuvarlak, camdan yapılmış araç
SÜTUN
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon
SÜTUNLU
Sütunu olan
SÜTİZNİ
Çalışan kadına doğum yaptıktan sonra bebeğini emzirebilmesi için gün içinde kanunen verilen izin
SÜVEN
Bozuk ve gevşek arazide veya göçük açmada bağ direklerinin üst ve yanından arazi içine çakılarak sürülen ucu sivri direk veya kama
SÜVEYDA
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek
SİCİM
Keten, kenevir vb. bitkilerin liflerinden yapılan ince ip, kınnap
SİDERİT
İçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı
SİDİKLİ
Üstüne sidik bulaşmış bulunan
SİFON
Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru
SİGORTA
Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
SİH
Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk
SİK
Erkeklik organı
SİKALAR
Açık tohumlulardan, parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen, yurdu Güney Asya olan, palmiyelere benzer ağaç ve ağaççıkları içine alan bir familya
SİKATİF
Yükseltgenerek polimerleşmeye uygun olan
SİLAHLI
Silahı olan
SİLAHÇI
Silah yapan veya satan kimse
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
SİLLE
Elin iç yüzüyle vurulan tokat
SİLMECİ
Silme işini yapan usta
SİLİK
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan