AĞYATAK
Hamak
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye
AŞAR
Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında aynî olarak alınan vergi
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik
AŞILAMA
Aşılamak işi, telkih
AŞILMAK
Aşma işine konu olmak
AŞINMAK
Birbirine sürtünerek incelmek
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek
AŞIRTMA
Aşırtmak işi
AŞITAŞI
Taş durumundaki aşı boyası
AŞLIK
Aş yapmak için hazırlanan ve saklanan şeyler
AŞMAK
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
AŞTIRMA
Aştırmak işi
AŞİKARE
Açıkça, belli ederek, saklamadan
BABACIK
Babalara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
BABAKÖŞ
Ayaksız olduğu için yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele (Anguis fragilis)
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü
BACANAK
Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü
BAK
işte
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine
BAKAM
Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum)
BAKAN
Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır
BAKANAK
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı
BAKARAK
Göre
BAKAÇ
Dürbün
BAKHELE
şaşma bildiren bir söz
BAKILMA
Bakılmak işi
BAKILSA
işin gerçeği, aslında
BAKIM
Bakma işi
BAKIMLI
İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış
BAKINDI
`Bak hele, olacak şey mi?` anlamlarında şaşma bildiren bir söz
BAKINMA
Bakınmak işi
BAKINTI
Temel gereksinimleri karşılama
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu)
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba)
BAKLALI
Baklası olan
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
BAKMA
Bakmak işi
BAKS
Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık
BAKİ
Sürekli
BAKİLİK
Baki olma durumu
BAKİR
Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek)
BAL
Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde
BALHANE
Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer
BALKIMA
Balkımak işi
BALLAMA
Ballamak işi