BAVUL
İçine eşya konulan ve genellikle yolculukta kullanılan büyük çanta
BAY
Parası, malı çok olan, zengin (kimse)
BAYBURT
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran (II), şev
BAZEN
Ara sıra, kimileyin
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne
BAĞDA
Ayağa vurulan, ipten, ağaçtan veya demirden yapılan köstek
BAĞDOKU
Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku
BAĞIM
Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu
BAŞABAŞ
Eşit durumda, dengeli olarak
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı
BAŞAĞAÇ
Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç
BAŞBEZİ
Mendil
BAŞESKİ
En kıdemli kimse
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
BAŞKALE
Van iline bağlı ilçelerden biri
BAŞKENT
Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir
BAŞKÖŞE
Bir yerde en saygın kişinin veya büyüklerin oturması için ayrılan yer, tör
BAŞÜLKE
Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke
BAŞİMAM
Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam
BB
Türk alfabesinin ikinci sırasında yer alan ve Be adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, çift dudak patlayıcısını gösterir
BE
Berilyum elementinin simgesi
BEBECİK
Bebeklere sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz
BEDEN
Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut
BEDENEN
Bedeniyle, vücuduyla
BEDNAM
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
BEDİK
Kazak Türklerinde bir hastalığın iyileşmesi için yapılan tören
BEDİRİK
Temizlenip taranmış ve eğrilmeye hazır duruma getirilmiş yün veya pamuk topağı
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen
BEGONYA
Begonyagillerden, dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan, pek çok çeşidi bulunan sıcak ülke bitkisi (Begonia)
BEGÜM
Hint prenseslerine verilen unvan
BEJ
Sarıya çalan açık kahverengi
BEKAR
Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti
BELAGAT
İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği
BELASIZ
Bela içermeyen
BELDE
İlçeden küçük, belediye ile yönetilen yer
BELENME
Belenmek işi
BELGİ
Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan
BELİRGE
Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü, sendrom
BELİRLİ
Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
BELİRTİ
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane
BELİT
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom
BEMOL
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke veya kabartı
BENCE
Bana göre, benim düşüncemce
BENDE
Kul, köle
BENEKLİ
Ufak lekeleri bulunan
BENGİSU
Abıhayat
BENLİ
Ben (I) bulunan
BENMARİ
Bir kabı kaynar suya oturtmak yolu ile içindekini ısıtma veya eritme yöntemi