DENİZLİ
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DERAKAP
Hemen arkasından
DERBİ
Aynı şehrin takımları arasında oynanan oyun
DERSİAM
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
DERSİÇİ
Ders saati ve konusu içinde olan
DERİN
Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
DESİBEL
Ses şiddetini gösteren birimin onda biri
DESİMAL
Ondalık sistem
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVELİK
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
DIŞALEM
İnsanın kendi çevresi dışındaki dünya
DIŞINLI
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan, öz dışı, özünlü karşıtı
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat
DIŞODUN
Kabukla olgun ağaç bölümleri arasında bulunan, tam olgunlaşmadığı için marangozlukta kullanılması sakıncalı olan odun bölümü
DIŞSAHA
Spor takımlarının kendi sahaları dışında oynaması durumu, deplasman
DO
Gam (II) dizisinde `si` ile `re` arasındaki ses
DODURGA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DOKU
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç
DOKUMAK
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
DOKUNAÇ
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
DOKUZLU
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası
DOLAYLI
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt
DOLGULU
İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş
DOLOMİT
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
DOMALAN
Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum)
DOMATES
Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum)
DORSE
Kara taşıma araçlarındaki kasa
DOYURAN
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
DOZ
Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj
DOĞAN
Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus)
DRETNOT
XX. yüzyılın başlarında kullanılan bir zırhlı tipi
DROSERA
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)
DUALI
İçinde dua olan
DUBAR
Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus)
DUKALIK
Bir dukanın yönetiminde bulunan ülke
DUL
Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek
DUMAN
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer
DUT
Dutgillerden, kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen, yapraklarıyla ipek böceği beslenen ağaç (Morus)
DUYPRİZ
İçerisinde aydınlatmak amacıyla kullanılan duyun yanı sıra elektrik akımı almaya yarayan bir düzeneği de bulunduran alet
DÖGER
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DÖKÜMLÜ
Niteliğinden ötürü kolayca istenilen biçim verilebilen (kumaş)
DÖLYOLU
Döl yatağının ağzından dışarıya doğru uzanan yol, vajina
DÖNEL
Kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş