DÜZEMEK
Herhangi bir karışımı istenilen orana göre hazırlamak, karışımın dozunu belirlemek
DÜZENEK
Mekanizma
DÜZENTİ
Bir şeyi, bir durumu olduğundan değişik göstermek amacıyla hazırlanan düzen, mizansen
DÜZEY
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye
DÜZLEME
Düzlemek işi, tesviye
DÜZMECİ
Sahtekâr
DÜŞEY
Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli
DÜŞEŞ
Zarla oynanan oyunlarda, atılan zarlardan ikisinin de altı benekli olan yanlarının üste gelmesi
DÜŞÜK
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
DİBA
Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
DİDİLME
Didilmek işi
DİDİNME
Didinmek işi
DİDİNTİ
Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
DİKELME
Dikelmek işi
DİKEÇ
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir
DİKME
Dikmek işi
DİKTA
Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk
DİKTE
Bir başkasına o anda söyleyerek yazdırma, yazdırım
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
DİLEK
Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep, temenni, rica, murat
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl
DİLEMEK
Birinden bir şeyin yapılmasını istemek, rica etmek, arzu etmek
DİLENCİ
Geçimini dilenerek sağlayan kimse
DİLETME
Diletmek işi
DİLME
Dilmek işi
DİNAMİK
Canlı, etkin, hareketli
DİNEK
Dinlenmek için durulan yer
DİNELME
Dinelmek işi
DİNGİ
Bir çifte kürekli küçük patalya
DİNLEME
Dinlemek işi
DİNME
Dinmek işi
DİPLEME
Diplemek işi
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname
DİREKÇİ
Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak
DİRENME
Direnmek işi
DİRETME
Diretmek işi, inat
DİRİLME
Dirilmek işi
DİSFAZİ
Sinir merkezlerindeki bir bozukluktan dolayı konuşma bozukluğu veya güçlüğü
DİSKO
Diskotek
DİTİLME
Ditilmek işi
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİYABET
Şeker hastalığı
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
DİZDİZE
Dizleri birbirine değecek biçimde birbirine yakın olarak
DİZEK
Porte
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim