OKLANMA
Oklanmak işi
OKLUK
İçine ok konulan ve sırtta taşınan meşinden yapılmış ok kılıfı, sadak
OKRAMA
Okramak işi
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OKSALİK
Kuzukulağı vb. bitkilerde rastlanan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan asit, kuzukulağı asidi, oksalik asit (HOCO-COOH)
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKSİLİT
Suyla birleştiğinde oksijen açığa çıkaran, birleşiminde nikel ve bakır tozları bulunan sodyum ve potasyum peroksit
OKSİT
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
OKSİTLİ
Bileşiminde oksit bulunan
OKSİYÜR
Sivrikuyruk
OKTAN
Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
OKTAV
Sekiz sesten oluşan ses dizisi, bir do sesiyle ondan sonraki do sesi arasındaki uzaklık
OKULDAŞ
Okul arkadaşı
OKUMA
Okumak işi, kıraat
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek
OKUME
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak
OKUR
Okuyan kimse, okuyucu, kari
OKUTMAK
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OKUYUCU
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
OKYANUS
Kıtaları birbirinden ayıran deniz, ana deniz, umman
OKÇULUK
Ok yapma veya satma işi
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OKŞANIŞ
Okşanma işi
OKŞANMA
Okşanmak işi
OKŞANTI
Okşama
OKŞATMA
Okşatmak işi
OKŞAYIŞ
Okşama işi
OLİJİST
Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksidi
OMFAZİT
Piroksen grubundan, yeşil renkli doğal silikat
ON
Dokuzdan sonra gelen sayının adı
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONGEN
On açısı, on kenarı olan çokgen
ONGUN
Çok verimli, bol, eksiksiz
ONLARCA
Pek çok, çok sayıda olan
ORDUEVİ
Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı
ORDİNAT
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORLON
Yapay dokuma ipliği
ORTOZ
Ortoklaz
OSMİYUM
Atom numarası 76 olan, 5027 °C'de kaynayan, 3050 °C'de eriyen, mavi renkte, platin filizlerinde bulunan çok kırılgan bir element (simgesi Os)
OSURGAN
Çok yellenen
OTOKLAV
Vida ve cıvatalarla tutturulmuş basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap
OTOKRAT
Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)
OTOKTON
Yerli
OVERLOK
Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş
OZUGA
Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis)
OĞULOTU
Ballıbabagillerden, 20-150 santimetre yüksekliğinde, tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, kovan otu, melisa (Melissa officinalis)