EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELA
Gözde sarıya çalan kestane rengi
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde
ELETMEK
bir kimseyi el işaretiyle çağırmak
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELVAN
Renkler
ELZEM
Çok gerekli, vazgeçilmez
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİAĞIR
Yavaş iş gören, ağırelli
EMARE
Belirti, iz, ipucu
EMEKTAR
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMREDİŞ
Emretme işi
EMRETME
Emretmek işi
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
ENDER
Çok az, çok seyrek
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTEGRE
Bütünleşmiş
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
EREKSEL
Erek niteliğinde olan
ERENDİZ
Jüpiter
ERENLER
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
ERGUVAN
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum)
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
ERMİŞ
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERZAK
Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adı
ERZEL
Pek rezil
ERİM
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
ERİRLİK
Eriyebilme niteliği veya derecesi
ERİTİCİ
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim
ES
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
ESATİRI
Esatirle ilgili, esatire ait
ESKİZ
Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılan ön çalışma, taslak
ESKİÇAĞ
Eski zamanlarda başlayıp yazının bulunuşuna kadar geçen süre
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi
ESMERCE
Esmere yakın, biraz esmer olan