YANMA
Yanmak işi
YANSICA
Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama, ekopraksi
YANSIMA
Yansımak işi
YANÜRÜN
Bir ana ürün elde edilirken ortaya çıkan başka ürün
YANŞAMA
Yanşamak işi
YAPARLU
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
YAPAY
Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı
YAPINTI
Gerçekle çeliştiğini, gerçekliğe uymadığını bile bile tasarlanan şey, hayal gücüyle yaratılmış olan şey, tasni
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser
YAPIŞAK
Yapışkan bir çeşit ot
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
YARA
Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
YARADAN
Tanrı
YARAMAZ
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
YARANMA
Yaranmak işi
YARAOTU
Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki
YARAR
Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj
YARASIN
`afiyet olsun` anlamında kullanılan bir söz
YARATIK
Yaratılmış canlı varlık, mahluk
YARATIM
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
YARINKİ
Yarın yapılacak olan, yarın ile ilgili
YARINTI
Selin veya yüzeyi kaplarcasına akan selintilerin oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar
YARIÇAP
Çemberin herhangi bir noktasıyla merkezini birleştiren doğru parçası, çapın yarısı, nısıf kutur
YARIŞÇI
Bir spor dalında birbirini geçmeye çalışanlardan her biri, müsabık
YAS
Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem
YASA
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural
YASABIR
katlanılması güç durumlarda sabır gerektiğini anlatan bir söz
YASAKLI
Herhangi bir şeyi yapması kendisine yasak edilmiş olan (kimse)
YASAKÇI
Yasağı koyan veya uygulayan kimse
YASAL
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni (I), meşru, legal
YASASIZ
Yasaya bağlı olmayan, kanunsuz
YASEMİN
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 metre boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
YASSI
Yayvan ve düz
YASİN
Kur'an surelerinden biri
YAT
Kalkan, zırh vb. korunma aracı
YATAK
Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
YATAKLI
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
YATAKÇI
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse
YATALAK
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
YATAY
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki
YATAĞAN
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
YATIK
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan
YATIM
Gemi direklerinin başa veya kıça doğru olan eğimi
YATIR
Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı
YATISIZ
Geceleri yatılmayan
YATSI
Güneşin batmasından bir buçuk, iki saat sonraki vakit, yatsı vakti
YATUĞAN
Kanun, santur vb. yatırılarak çalınan sazların ortak adı
YATÇI
Yat turizmiyle uğraşan kimse
YAVAŞ
Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı
YAVRU
Yeni doğmuş hayvan veya insan