ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan
ÇELGİ
Alna bağlanan yazma, yemeni
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇELİKLİ
Çeliği olan, çelik içeren
ÇELİKSİ
Çeliğe benzeyen, çeliği andıran, çelik gibi
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇEMEN
Maydanozgillerden, kimyon türü bir bitki (Cuminum cyminum)
ÇEMENLİ
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENEBAZ
Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli
ÇENEKLİ
Çeneği olan
ÇENESİZ
Çenesi olmayan
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEPELLİ
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
ÇEPERLİ
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
ÇEPİN
Bahçelerde kullanılan küçük çapa
ÇEREZ
Asıl yemekten sayılmayan, peynir, zeytin vb. yiyecekler
ÇEREZCİ
Çerez satan kimse
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse
ÇETELE
Çizilerek veya oyularak açılan kertik
ÇETİN
Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç (II), zor, müşkül
ÇEVRECİ
Çevre kirliliği sorunlarıyla uğraşan kimse veya topluluk
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
ÇEYİZ
Gelin için hazırlanan her türlü eşya, cihaz
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇEŞNİLİ
Çeşni katılmış olan
ÇEŞİTLİ
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
ÇIKAN
Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı
ÇIKAR
Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar
ÇIKARTI
Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
ÇIKIŞLI
Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun
ÇIKTI
Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı
ÇINARLI
Çınarı olan
ÇIRA
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü
ÇIRAKMA
Şamdan
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
ÇIRASIZ
Çırası olmayan
ÇIT
Hafif ve anlık ses
ÇITAK
Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan
ÇIYAN
Çok ayaklılardan, sarımtırak renkte, zehirli bir böcek (Scolopendra)
ÇIĞ
Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi
ÇIĞA
Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus)
ÇOBAN
Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse
ÇOCUKLU
Çocuğu olan
ÇOCUKSU
Çocuk gibi, çocukça olan, çocuğa benzeyen