Kare Bulmaca Kelime Sözlüğü ve İpuçları

Gelişmiş kare bulmaca kelime sözlüğümüze hoş geldin. Veritabanımızda yer alan 14.196 adet bulmaca teriminin anlamlarını ve ipuçlarını buradan sorgulayabilirsin. İster günlük kare bulmaca çözerken takıldığın bir kelimeyi ara, ister Rastgele Kare Bulmaca oynarken zorlandığın ipuçlarını kontrol et; bu sözlük, en zorlu kelime bulmaca sorularını daha hızlı çözmen için tasarlandı.

Aranan ifade: VE

Tümü A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
DÜŞÜNÜR
Genel sorunlar üzerine yeni ve kendine özgü düşünceleri olan kimse, düşünücü, mütefekkir
DİBA
Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
DİDON
Halkın İstanbul'daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad, didona
DİDİNTİ
Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme
DİDİŞİM
Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik
DİKEN
Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri
DİLALTI
Genellikle kalp hastalıklarında hızlı ve kesin etki sağlamak için dilin altına konularak emilen ilaç
DİLAVER
Yiğit, delikanlı
DİLEKÇE
Bir dileği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu veya pulsuz yazı, istida, arzuhâl
DİN
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi
DİNLETİ
Sanat eserlerini bir topluluğa çalma veya söyleme, konser
DİP
Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname
DİPLOİT
İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma
DİSFAZİ
Sinir merkezlerindeki bir bozukluktan dolayı konuşma bozukluğu veya güçlüğü
DİVİTİN
Bir yüzü havlı, pamuklu veya yünlü kumaş
DİYALAJ
Piroksen cinsinden, doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatı
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
DİZ
Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer
DİZEM
Bir dizede, bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin, durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğu, tartım, ritim
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri
DİŞİ
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey)
EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni
EBEVEYN
Anne ve baba
EDALI
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat
EDİP
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EGE
Veli
EGZOZCU
Egzozu yapan, satan veya onaran kimse
EH
`Olur, peki veya fena değil` anlamlarında kullanılan bir söz
EHVEN
Zararı az, en zararsız
EKGÖREV
Bir görevlinin asıl işiyle birlikte veya asıl işi dışında yürüttüğü ikinci görev
EKLEM
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal
EKLEMEK
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
EKMEK
Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
EKMEKÇİ
Ekmek yapan veya satan kimse
EKOL
Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul
EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKOYLUM
Camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri