OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OH
Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama vb. duyguları belirten bir söz
OHLAMA
Ohlamak işi
OHLAMAK
Oh sesini çıkarmak, oh demek
OKLAMAK
Ok gibi fırlamak
OKRAMA
Okramak işi
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek
OKUTMAK
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OKŞANTI
Okşama
OKŞAYIŞ
Okşama işi
OLUMSAL
Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
OMUZDAŞ
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse, ayaktaş, hempa
ONAMA
Onamak işi, uygun bulma, tasvip
ONANMAK
Onama işine konu olmak
ONATMAK
Onama işini yaptırmak
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORİGAMİ
Genellikle kare kâğıt parçalarını kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan sadece katlayıp çeşitli canlı ve cansız figürler oluşturularak yapılan kâğıt katlama sanatı
OSIRADA
İçinde bulunulan zamanda
OTALAMA
Otalamak işi
OTAMA
Otamak işi, tedavi
OTAMAK
Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak
OVALAMA
Ovalamak işi
OYALAMA
Oyalamak işi
OYLAMAK
Oya koymak veya oya sunmak
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
OYNAYIŞ
Oynama işi
OYUNBAZ
Oynamayı seven
PADALYA
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
PAHLAMA
Pahlamak işi
PAKLAMA
Paklamak işi
PALAMAR
Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat
PALAMUT
Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre `Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta` adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda)
PALASKA
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
PANAYIR
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
PANKART
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
PARLAMA
Parlamak işi
PATLAMA
Patlamak işi
PAYLAMA
Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta
PENGUEN
Penguengillerden, Güney Kutbu'nda yaşayan, sırtı kara, göğsü ak, iyi yüzen, deniz hayvanlarıyla beslenen, uçamayan, kısa kanatlı deniz kuşu (Aptenodytes patagonica)
PERMA
Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant
PEY
Bir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası
PIRLAMA
Pırlamak işi