ELERİMİ
Çok uzakta olmayan, elin ulaşabileceği uzaklık
ELGİN
Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ELK
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
ELLİBİR
Eldeki dizili kâğıtların sayısal toplamı elli bir olduğunda açılmasına ve geri kalan kâğıtların elden çıkarılmasına dayalı bir tür iskambil oyunu
ELLİŞER
Elli sıfatının üleştirme sayı sıfatı
ELMAMSI
Elmayı andıran, elmaya benzeyen, elma gibi
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİNDEN
yüzünden, -den dolayı
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMAYE
Üzeri emayla kaplanmış olan
EMEKSİZ
Emek harcanmadan elde edilen, kolay, zahmetsiz
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala
ENAYİCE
Enayiye yakışır bir biçimde, enayicesine
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan)
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
ENEZE
Cılız, zayıf, güçsüz
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENİK
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
EPSEM
Ses çıkarmayan, susan
ERBAP
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
ERKEK
Yetişkin adam, bay, er kişi
ERKLİ
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir
ERKİN
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERZİN
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
ERİL
Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker
ESASSIZ
Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız
ESASTAN
Aslına dayalı olarak
ESEF
Üzüntü, kaygı, tasa
ESERSİZ
Eseri olmayan
ESHAM
Paylar, hisseler
ESKİL
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
ESKİÇAĞ
Eski zamanlarda başlayıp yazının bulunuşuna kadar geçen süre
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi
ESMERUN
Esmer buğdaydan elde edilen un
ESNAF
Küçük sermaye ve zanaat sahibi; artizan
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESRARLI
Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat