DELEPME
Delepmek durumu
DELGİ
Matkap
DELMECE
Delecek biçimde
DELİ
Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun
DELİBAL
Arıların zehirli çiçeklerden topladıkları bal, acı bal
DELİBAŞ
Koyunlarda ve danalarda görülen tehlikeli bir hastalık
DELİKLİ
Deliği veya delikleri olan
DELİL
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
DELİLLİ
Delili olan
DELİLİK
Deli olma durumu, cinnet
DELİOTU
Turpgillerden, bahçelere süs olarak dikilen bir bitki, kuduz otu (Alyssum)
DELİRME
Delirmek işi
DELİRİŞ
Delirme işi
DEM
Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu
DEMAGOG
Laf cambazı
DEMARKE
Sıyrılmış, boşta kalmış
DEMCİ
Sarhoş
DEME
Demek işi
DEMEK
bir şey anlamına gelmek
DEMEMEK
koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam
DEMETLİ
Demet biçiminde olan
DEMETÇİ
Demet yapan kimse
DEMEÇ
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat
DEMLEME
Demlemek işi
DEMLİ
Çok demlenmiş, koyu (çay)
DEMO
Tanıtım gösterisi
DEMRE
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
DEMİNKİ
Biraz önceki
DEMİR
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
DEMİRLİ
İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
DEMİRSİ
Demiri andıran, demire benzeyen, demir gibi, demirimsi
DENEK
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENENME
Denenmek işi
DENET
Denetleme işi, teftiş
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör
DENETİM
Denetleme
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DENEYCİ
Deneycilik yanlısı olan, görgücü, ampirist
DENEYİM
Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans
DENEYİŞ
Deneme işi
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans
DENGECİ
Denge ögesini ön planda tutan
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENKLİK
Denk olma durumu, eşitlik, müsavat, akreditasyon
DENKTAŞ
Denk, eşit
DENLİ
`Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz
DENME
Denmek işi
DENYANA
için