EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKOYLUM
Camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri
EKRAN
Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük
EKSENLİ
Ekseni olan
EKSER
Büyük çivi
EKSPOZE
`Sergilemek, gözler önüne sürmek` anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi
EKSTREM
Aşırı
EKSİK
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam
EKSİKLİ
Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç
EKSİLEN
Çıkarma işleminde kendisinden çıkarma yapılan sayı
EKSİLME
Eksilmek işi, azalma, tenakus
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
EKSİLİŞ
Eksilme işi
EKSİN
Anyon
EKSİZ
Eki olmayan
EKTİLİK
Ekti olma durumu
EKTİRME
Ektirmek işi
EKUVVET
herhangi bir şeye ağırlık verildiğinde kullanılan bir söz
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
EKÜ
Avro
EKÜRİ
Ahırdaş
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
EKİLMEK
Ekme işi yapılmak
EKİLİ
Ekilmiş olan, mezru
EKİM
Ekme işi
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum
EKİNLİK
Ekin ekilmiş yer
EKİNOKS
Gün tün eşitliği
EKİNSİZ
Ekini olmayan
EKİNÖZÜ
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
EKİNİTİ
Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse
EKİPMAN
Takım
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
EKŞİLİK
Ekşi olma durumu
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek
EKŞİMSİ
Tadı ekşiyi andıran, ekşimtırak
EKŞİMİK
Çökelek
EKŞİTME
Ekşitmek işi
EKŞİYÜZ
Ekşi surat
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü
ELASTİK
Esnek
ELATMAK
birisinin işine karışmak, müdahale etmek
ELAYASI
Elin, bilekle parmaklar arasındaki iç bölümü
ELAÇMAK
dilenmek
ELBENDE
`tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende` anlamında kullanılan bir söz
ELDEBİR
Kesinlikle gerçekleşecek şey
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde