EVRİK
Başka bir önermeye, teoreme veya probleme göre terimleri ters durumda olan (önerme, teorem veya problem)
EVİN
Bir şeyin içindeki öz, lüp
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan)
EYLEM
Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon
EYLEMCİ
Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse
EYLEMEK
Bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî
EYLEMSİ
Fiilimsi
EYLÜL
Yılın dokuzuncu ayı
EYNESİL
Giresun iline bağlı ilçelerden biri
EYTAM
Yetimler
EYTİŞİM
Diyalektik
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan
EYYAM
Günler
EYYAMCI
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
EYÜP
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EYİTMEK
Demek
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
EZGİÇ
Boyaları ezmeye yarayan demir veya porselen alet
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
EZİCİ
Ezme işini yapan (kimse veya şey)
EZİNÇ
Organik veya ruhsal büyük sıkıntı, azap
EĞİRMEN
İplik eğirmeye yarar araç, kirmen
EĞİTİCİ
Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri
EŞBİÇİM
Başka bir şeyin biçim veya yapı bakımından aynısı olan şey, izomorf
EŞEYSEL
Cinsel
EŞEYSİZ
Eşeyi olmayan, cinsliksiz
EŞKİNCİ
Savaşa giden eyalet askeri
EŞLEMEK
Benzer iki şeyi bir araya getirmek
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
EŞSİZ
Eşi benzeri olmayan veya eşi benzeri görülmemiş olan
EŞİTLİK
İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet
FABRİKA
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi
FAHRİYE
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
FAKÜLTE
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri
FALAN
Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan
FANTİ
İskambil oyunlarında oğlan, bacak veya vale adlarıyla bilinen kâğıt
FAR
Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği
FARAŞ
Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü
FASIK
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
FAUNA
Direy
FAVA
Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek
FAİL
Eden, yapan, işleyen
FEDAİ
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti
FELAKET
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela