DİRENME
Direnmek işi
DİRENİM
Direnme işi, inat, taannüt
DİRENİŞ
Direnme işi
DİRETME
Diretmek işi, inat
DİRETİŞ
Diretme işi
DİREŞME
Sebat
DİRİLME
Dirilmek işi
DİRİLİŞ
Dirilme işi, canlanma
DİRİĞ
Esirgeme
DİSFAZİ
Sinir merkezlerindeki bir bozukluktan dolayı konuşma bozukluğu veya güçlüğü
DİTİLME
Ditilmek işi
DİVAL
Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis
DİYALEL
Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm, üstü örtülü bir tür kısır döngü
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret
DİZEY
Hesap ve kumanda işlerini gerçekleştirmeye yarayan elektronik devre, matris
DİZGE
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip
DİZME
Dizmek işi
DİZİM
Dizilme işi, dizme
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri
DİŞEMEK
Diş çıkarmak
DİŞLEME
Dişlemek işi
DİŞİL
Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes
EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni
EBELEME
Ebelemek işi
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDİLMEK
Etme işine konu olmak, yapılmak
EDİNMEK
Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFİLEME
Efilemek işi
EGALE
`Bir rekoru yinelemek` anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EGLOG
Kısa kır manzumesi, çoban türküsü
EKGÜN
Bankacılıkta borç senetlerinin, bankalara ödenmesi için vade tarihinden başlayarak tanınan iki gün, opsiyon
EKLEMEK
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
EKLENME
Eklenmek işi
EKLENİŞ
Eklenme işi
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
EKLETME
Ekletmek işi
EKLEYİŞ
Ekleme işi
EKLEŞME
Ekleşmek işi
EKME
Ekmek işi
EKMEK
Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
EKMEKSİ
Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi, ekmeğimsi
EKMEKÇİ
Ekmek yapan veya satan kimse
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKSPOZE
`Sergilemek, gözler önüne sürmek` anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKSİLME
Eksilmek işi, azalma, tenakus
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips