ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERCECİK
Erkenden
EREKSEL
Erek niteliğinde olan
ERENDİZ
Jüpiter
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERGEÇ
Erken veya geç, her ne vakit olsa, sonunda, önünde sonunda
ERKEKSİ
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen
ERKEN
Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı
ERKEÇ
İğdiş edilmiş, üç yaşından büyük erkek keçi
ERMİŞ
Dinî inançlara göre kendisinde olağanüstü manevi güç bulunan kişi, eren, evliya, veli
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
EROİN
Morfinden kimyasal yolla elde edilen uyuşturucu bir madde
ERZURUM
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ERİTEN
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
ERİTİCİ
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim
ESKİMSİ
Eskiyi andıran, eskiye benzeyen, eski gibi
ESMEK
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki
ESNEMEK
Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi
ET
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka
ETER
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılan semiz hayvan
ETOLOJİ
Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı
EVCİL
Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı
EVERMEK
Evlendirmek
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): `Her insan güler` evrilir bir önerme sayılır çünkü `her gülen insandır` yargısı yanlış olmaz
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
EVRİŞİK
Evirme yoluyla elde edilen (önerme): `Her insan güler` önermesinin evrişiği, `her gülen insandır` biçiminde olur
EVSİN
Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer, öneze
EVİN
Bir şeyin içindeki öz, lüp
EVİRMEK
Döndürmek, çevirmek
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EVİŞİ
Ev içinde gündelik olarak yapılan her türlü iş
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan