HİÇDE
kesinlikle, katiyen
ILGAMAK
Atı dörtnala sürmek
ILGAR
Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması
IRGAT
Tarım işçisi, rençper
IRKİYAT
Etnoloji
ISKAT
Düşürme, aşağı atma
ISKATÇI
Iskat verilen kimse
ISLAHAT
Düzeltme
ISLAK
Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan
ISLAMAK
Islatmak
ISLATIŞ
Islatma işi
ISLATMA
Islatmak işi
ITRAH
Dışarı çıkarma, dışarı atma
ITRİYAT
Sürünülecek güzel kokular
ITTIRAT
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
JAKOBEN
Fransa'da Aziz Dominicus tarikatına bağlı rahip ve rahibeler
JELATİN
Genellikle hekimlik ve fotoğrafçılıkta kullanılan, hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde
JETGİBİ
hızla, süratle
JETONCU
Jeton satan kimse
JOKEY
Yarış atlarına binen, yetenekleri bu amaca göre geliştirilmiş kimse
KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse
KABATAŞ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KADAYIF
Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek
KAFE
İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri
KAFESÇİ
Kafes yapan veya satan kimse
KAHVECİ
Kahve üreten veya satan kimse
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
KALAMİN
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
KALAY
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı
KALIPÇI
Kalıp yapan veya satan kimse
KALOMEL
Tatlı sülümen
KALOTİP
Yarı saydam durumdaki kâğıt üzerinde fotoğraf negatifleri elde etme yöntemi
KALÇETE
Elle örülerek yapılan yassı halat
KALİBRE
Mermilerde, ateşli silahlarda çap
KAME
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ
KANATA
Ağzı geniş, tek kulplu su kabı
KANATIŞ
Kanatma işi
KANATLI
Kanadı olan
KANATMA
Kanatmak işi
KANCACI
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse
KANIK
Kanaatkâr
KANIT
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman
KANMAK
Söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna inanmak
KANTAŞI
Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit
KANTO
Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri