İKMAL
Eksik bir şeyi tamamlama, daha iyi duruma getirme, bütünleme
İKNA
Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma
İKRAM
Konuğu ağırlama
İKRAR
Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme
İKİLE
`defol git, kaybol` anlamlarında kullanılan bir söz
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İLAM
Bildirme, anlatma
İLAVE
Ekleme, ulama
İLHAK
Katma, bağlama, ekleme
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLMİHAL
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
İMANIM
(imanım) `kardeş, arkadaş` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
İMSAK
Oruca başlama zamanı
İNCEYAĞ
Yakıt olarak veya yağlamada kullanılan akışkan nitelikteki mineral yağ
İNFAK
Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama
İNFAZ
Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm
İNFİLAK
Güçlü bir biçimde patlama
İNKAR
Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
İRFAN
Bilme, anlama, sezme
İRİNSİZ
İrin toplamamış, cerahatsiz
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSLAM
Müslümanlık
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSPİYON
Birinin sırlarını, davranışlarını, düşüncelerini gözleyip başkalarına bildirerek çıkar sağlama, ispiyonlama, gammazlama
İSRAFİL
İslam inanışına göre kıyamet gününü, boru öttürerek bildirmekle görevli melek
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İTAP
Paylama, azarlama
İTHAM
Suçlama
İTMAM
Bitirme, tamamlama
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZAM
Bir kimseyi gönderme, yollama
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği
İÇKULAK
Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç
İÇİRMEK
İçmesine yol açmak, içmesini sağlamak
İĞAĞACI
Ana yurdu Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile kara kalem resim yapılan küçük bir ağaç (Euonymus)
İĞTİNAM
Ganimet yoluyla alma, yağmalama
İŞADAMI
Kazanç sağlamak amacıyla ticaret veya sanayiye yatırım yapan kişi
İŞHACMİ
Ticari kuruluşlarda bir yıl içinde yapılan işlemlerin toplam değeri, ciro
İŞLEM
Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat
İŞOLA
yaptığı iş beğenilmediğinde `sanki iş görmüş gibi` anlamında kullanılan bir söz
İŞTİAL
Tutuşma, parlama, alevlenme
İŞYOK
`o şeyden yarar beklememeli` anlamında kullanılan bir söz
İŞİTMEK
Kulakla algılamak, duymak
ŞAFİİ
İslamiyette dört Sünni mezhepten biri
ŞAKLAMA
Şaklamak işi