ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONARTMA
Onartmak işi
ONATMAK
Onama işini yaptırmak
ONAYSIZ
Onaylanmamış, tasdik edilmemiş
ONAŞMAK
Karşılıklı rıza göstermek, razı olmak
ONBEŞLİ
Rumi takvime göre, 1899 veya 1900 yılında doğanlar arasından Birinci Dünya Savaşı'na çağrılan (kimse)
ONBİRLİ
Dizeleri on bir heceli şiir
ONCASI
O kadarı
ONDAN
o sebeple
ONDURMA
Ondurmak işi
ONGEN
On açısı, on kenarı olan çokgen
ONGUN
Çok verimli, bol, eksiksiz
ONGUNCU
Totemci
ONLAR
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak
ONLARCA
Pek çok, çok sayıda olan
ONLUK
On birimden, on parçadan oluşan
ONMADIK
Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi
ONSEKİZ
Ceza alanı
ONSUZ
O olmaksızın
ONULMAK
Onma işine konu olmak
ONURSAL
Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan)
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
ONİKS
Balgam taşı
OO
Türk alfabesinin on sekizinci sırasında yer alan ve O adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, yuvarlak ve geniş ünlüyü gösterir
OPAK
Donuk, mat (renk)
OPSİYON
Bekletme süresi
ORDUGAH
Ordunun konakladığı yer
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun
ORKİNOS
Ton balığı
ORLON
Yapay dokuma ipliği
ORİON
Avcı
OSMANLI
XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler
OTOKTON
Yerli
OTONOMİ
Özerklik
OVA
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı
OVULMAK
Ovma işine konu olmak
OYMAK
Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak
OYÖNDEN
Ondan dolayı
OYÜZDEN
Ondan dolayı
OZUGA
Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis)
PADALYA
Öldürüldükten sonra süs amacıyla içi doldurulmuş hayvan
PAKET
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
PALAVRA
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon, martaval
PANKART
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
PANTEON
Yunan ve Romalıların en büyük tapınaklarına verdikleri ad
PARAFİN
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan
PARAŞÜT
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç