ÇARKACI
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇAŞIT
Casus
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKVALF
Depodaki suyun geri kaçmasını önlemek için kullanılan araç, çek vana
ÇEKÜL
Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇEMİÇ
Dut veya üzüm kurusu
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇOCUKSU
Çocuk gibi, çocukça olan, çocuğa benzeyen
ÇOPRA
Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis)
ÇİR
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu
ÇİRİŞ
Çiriş otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer, sarı bir toz
ÇİS
Bazı bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir cisim durumuna gelen bir tür şekerli öz su
ÇİVİT
Eskiden çivit otundan, bugün yapay yollarla elde edilen, mavi renkli, sarılığını gidermek için çamaşırın son suyuna karıştırılan toz boya
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale
ÇİŞİK
Tavşan yavrusu
ÖGE
Bir bütünü oluşturan, bütünden ayrıştırıldığında da kendi başına anlam taşıyan parça, unsur
ÖLÜDOĞA
Konusu, cansız varlıklar veya nesneler olan resim, natürmort
ÖLÜMÜNE
Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak
ÖNEZE
Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, evsin
ÖNSÖZ
Kitapların giriş kısmına konulan, o eserin konusunu, amacını, işleniş biçimini anlatan yazı, sunuş, söz başı, ön deyi, mukaddime
ÖNYARGI
Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
ÖRDEK
Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas)
ÖZELLİK
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa(I), mahsusluk, spesiyalite
ÖZGÜLÜK
Özgü olma durumu, mahsusluk
ÖZGÜVEN
İnsanın kendine güvenme duygusu
ÖZNEL
Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı
ÜMİTSİZ
Umutsuz
ÜRPERTİ
Ürperme duygusu
ÜSKÜF
Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir sarık
ÜZERLİK
Sedef otugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi amaçlı, tütsü olarak kullanılan bir bitki (Peganum harmala)
ÜZLÜK
Topraktan yapılmış, kulpsuz, küçük çömlek
İBRİK
Su koymaya yarayan kulplu, emzikli kap
İBRİKÇİ
İbrikle su taşıyan kimse
İDAM
İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma
İNADINA
Terslik olsun diye
İNCESU
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
İRKİNTİ
Su birikintisi
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
İTHAF
Birinin adına sunma, armağan etme