VÜCUTLU
Vücudu iri ve şişman olan
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi
VİTAMİN
Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad
YABGU
Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı
YADA
Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz
YANINDA
Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle
YANITLI
Cevaplı
YASABIR
katlanılması güç durumlarda sabır gerektiğini anlatan bir söz
YATALAK
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
YAĞ
Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel veya hayvansal madde
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç
YETERKİ
ancak, şu şartla
YETERLİ
Bir işi yapma gücünü sağlayan özel bilgisi olan, kifayetli, ehliyetli
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YEĞİN
Zorlu, katı, şiddetli
YIKMACI
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse, yıkıcı
YIRTLAK
Göz kuyruğu yırtılmış gibi açık duran (göz)
YIRTMAK
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
YURTLUK
Bir yerin gelirinin bir kimseye yalnız ölünceye kadar kullanılması şartıyla ayrılması yöntemi, malikâne
YURTSAL
Yurtla ilgili, vatani
YURTTAŞ
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş
YUTAK
Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk
YUVA
Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜZEREV
Nehir veya deniz üzerinde kurulan, hareketli konut
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
ZAMK
Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde
ZANKA
İki atlı kızak
ZARİF
Çekicilik, biçim, görünüş, durum, konuşma ve davranışlarıyla hoşa giden, beğenilen, zarafetli
ZAÇ
Kükürtle demir bileşimlerinden biri
ZEVAT
Kişiler, zatlar
ZIPIR
Şımarık ve delice tavırlı, hareketlerinde ölçüsüz, delişmen, zırtapoz, zirzop
ZIRTLAK
Yavan, tatsız
ZOMBİ
Hortlak
ZORLU
Güçlü, kuvvetli, şiddetli
ZÜLAL
Saf, tatlı su
ZİYAFET
Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇAMBALI
Arıların sarı çam üzerinde bulunan yaprak bitlerine salgıladıkları sıvıdan oluşturdukları bir bal türü
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATLAMA
Çatlamak işi
ÇAÇAÇA
Meksika'dan yayılmış, hareketli, modern bir dans
ÇAĞDIŞI
Çağın gerektirdiği şartların gerisinde kalmış, çağdaş olmayan, köhne
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENEBAZ
Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEVİRGE
Bilgisayar verilerini telefon hattı vb. iletişim hatları üzerinden gönderen elektronik araç, modem