COŞMA
Coşmak işi, galeyan
CUK
`Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak` anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz
CUMBA
Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon
CUMBALI
Cumbası olan (yapı)
CUNDA
Yatay serenlerin her iki başı
CUNTA
Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul
CUP
Suya düşen bir şeyin çıkardığı ses
CÜBBECİ
Cübbe yapan ve satan kimse
CÜMLE
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
CÜSSELİ
İri yapılı, iri gövdeli, iri yarı (kimse)
CİCOZ
Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu
CİCİK
İnsan veya hayvan memesi
CİCİM
birine sevgiyle yaklaşıldığında kullanılan söz
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek
CİHAT
Din uğruna yapılan savaş
CİHET
Yön, yan, taraf
CİLASIZ
Cila sürülmemiş veya cilası kalmamış olan
CİLTEVİ
Cilt işleri yapan dükkân, ciltçi
CİLTLİK
Cilt yapmaya yarayan malzeme
CİLVE
Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz
CİLVELİ
Cilvesi olan, cilve yapan, cilvekâr, cilvebaz
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez
CİMRİCE
Cimri gibi, cimriye yakın bir biçimde
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
CİNAS
Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma
CİNAYET
Adam öldürme, kıya
CİRO
Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi
CİRİTÇİ
Cirit oynayan kimse
CİSİM
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey
CİVAN
Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın
CİZYE
İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türü
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı
DADILIK
Dadının yaptığı iş
DAKTİLO
Yazı makinesi
DAKİK
Düzenli işleyen, aksamayan
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
DALGİBİ
ince uzun yapılı
DALYA
Bir şey sayılırken birim olarak alınan sayıya gelindiğinde söylenen uyarma sözü
DAM
Yapıları dış etkilerden korumak amacıyla üzerlerine yapılan çoğu kiremit kaplı bölüm
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
DAMGA
Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç
DANIŞIK
Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma, muvazaa
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DARBUKA
Toprak veya madenden yapılan, bir yanı açık, vurmalı çalgı
DARCA
Biraz dar, pek geniş olmayan
DARENDE
Malatya iline bağlı ilçelerden biri
DARPAÇA
Eni normal ölçüden daha dar olan pantolon veya şalvar paçası
DAVYA
Dişçi kerpeteni
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek
DAYAKLI
Dayak atılan