YAZMA
Yazmak işi, tahrir
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
YAŞASIN
Yaşa, kahrolsun karşıtı
YEGAH
Klasik Türk müziğinde re perdesi ve bu perdedeki makam
YENİDEN
Gene, yine, bir daha, tekrar
YER
Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
YETKİ
Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet
YETKİLİ
Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar
YEĞ
Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
YÖRESEL
Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal
YÖRÜNGE
Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek
YÜKLEME
Yüklemek işi, tahmil
YÜKLÜ
Yükü olan, mahmul
YÜSRÜ
Bazı ince işlerin yapımında kullanılan siyah bir ağaç ve bu ağacın kökü
YÜZYÜZE
Karşı karşıya, vicahen
YÜZÜPEK
Birine söylenmesi güç olan şeyi sıkılmadan söyleyebilen veya kendisinden istenilen şeyleri rahatlıkla geri çevirebilen (kimse)
YİNE
Yeniden, bir daha, tekrar, gene
YİĞİT
Güçlü ve yürekli, alp, kahraman, mert
ZAHIR
Yardım eden, destekleyen, arka çıkan
ZAHİR
Açık, belli
ZAHİRDE
Görünüşte
ZAHİREN
Görünüşte
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse)
ZARARLI
Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr
ZAĞARCI
Osmanlı Devleti'nde padişahın av köpeklerine bakan görevli
ZEKAT
Zenginlerin sahip olduğu mal ve paranın kırkta birinin dağıtılmasını öngören, İslam'ın beş şartından biri
ZENCİ
Siyah ırktan olan kimse, siyahi
ZEVAHİR
Görünüm
ZOOSPOR
Suda yaşayan mantarlarda ve su yosunlarında bulunan, selüloz zardan yoksun, üzerindeki iki veya daha çok titrek tüyle hareket eden üreme hücresi
ZİFİR
Tütün dumanının bıraktığı yağlı ve siyah kir
ZİLİ
Enine ve boyuna motifleri olan, daha çok yolluk olarak kullanılan kilim
ZİMMİ
İslam devleti tebaasında olan ve haraç veren Hristiyanlar, Yahudiler
ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEPİN
Bahçelerde kullanılan küçük çapa
ÇERGECİ
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
ÇEÇ
Tahıl yığını
ÇIFIT
Yahudi
ÇIKAK
Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç
ÇIKARTI
Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek
ÇUHADAR
Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye
ÇÖP
Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası
ÇİM
Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium)
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan vb. yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı
ÇİZGİ
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril