KALESKA
Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı
KALIT
Miras
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
KALÇA
Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
KALÇALI
Kalçası geniş olan
KALÇETE
Elle örülerek yapılan yassı halat
KAMASIZ
Kaması olmayan
KAMBİYO
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi
KANAKAN
Kısasa kısas
KANASTA
Bir tür kâğıt oyunu
KANCALI
Kancası olan
KANUN
Yasa
KANUNEN
Yasa gereğince, yasal olarak
KAPANTI
Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması
KAPUT
Asker paltosu
KAR
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
KARAKIŞ
Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri
KARAKUL
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
KARASAL
Karayla, toprakla ilgili, berri
KARAVAN
Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç
KARAYAS
Aşırı bir biçimde üzüntüye kapılma
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi
KARIŞ
Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık
KARIŞIM
Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey, kokteyl
KARMACA
Sevilen müzik eserlerinden seçilmiş bölümlerin arka arkaya seslendirilmesiyle oluşan müzik parçası, potpuri
KAROSER
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm
KARYOLA
Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası
KARYÜKÜ
Yağan kar miktarının binalarda yaptığı baskı gücü
KAS
Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
KASADAR
Ticari kuruluşlarda kasada oturarak para alıp veren kimse
KASALI
Kasası olan
KASALIK
Kasa yapmaya uygun (tahta)
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
KASAVET
Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı
KASDOKU
İstem dışı hareketleri yapan iç organlarda ve istemle hareket eden kaslarda bulunan hücreler topluluğu
KASECİK
Küçük kâse
KASEM
Ant
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu
KASETÇİ
Kaset satan kimse
KASILIŞ
Kasılma işi
KASILMA
Kasılmak işi, takallüs
KASIM
Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrinisani
KASINMA
Kasınmak işi
KASINTI
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
KASIR
Köşk
KASIRGA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
KASIT
Amaç, istek, maksat