EMRETME
Emretmek işi
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
EMZİRME
Emzirmek işi
EMZİRİŞ
Emzirme işi
EMİCİ
Emme özelliği olan
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi
EMİLME
Emilmek işi
EMİLMEK
Emme işine konu olmak
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
EMİŞMEK
Karşılıklı olarak emmek
ENCÜMEN
Alt kurul
ENEME
Enemek işi
ENENMEK
Eneme işi yapılmak, erkekliği giderilmek
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENGİN
Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
ENİK
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
ENİR
Bir tür yaban mersini
EOSEN
Üçüncü Çağın, memelilerin oluştuğu dönemi
EPRİMEK
Bozulmak, ekşiyip çürümek
EPİGRAM
Her türlü konuda yapılmış kısa manzume
ER
Erbiyum elementinin simgesi
ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
ERDİRME
Erdirmek işi
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
ERGÜRME
Ergürmek işi
ERGİ
İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet
ERGİMEK
Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir cisim katı durumdan sıvı duruma geçmek, zeveban etmek
ERGİTME
Ergitmek işi
ERK
Bir işi yapabilme gücü, kudret, iktidar
ERKEKÇE
Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, mertçe
ERMEK
Erişmek
ERMENEK
Karaman iline bağlı ilçelerden biri
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERSEMEK
Erkek istemek
ERİK
Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica)
ERİL
Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker
ERİM
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
ERİME
Erimek işi
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek
ERİNMEK
Üşenmek
ERİRLİK
Eriyebilme niteliği veya derecesi
ERİTMEK
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak