ESSAH
Doğru, gerçek
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde
ESTİRME
Estirmek işi
ESİRMEK
Sarhoş olmak
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik
ETEKLİK
Etek
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
ETKİMEK
Etkide bulunmak, tesir etmek
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist
ETLENME
Etlenmek işi
ETMEK
Bir işi yapmak
ETRAFLI
Ayrıntılı, eksiksiz, kapsayıcı
ETTİRME
Ettirmek işi
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
EVADAMI
Evine bağlı erkek
EVAZE
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
EVAÇMAK
ayrı bir eve yerleşmek, ayrı bir eve geçmek
EVCEK
Bütün ev halkı birlikte
EVCİLİK
Genellikle kız çocuklarının ev işlerini örnek alarak oynadıkları oyun
EVERMEK
Evlendirmek
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVLENME
Evlenmek işi, izdivaç
EVRİLME
Evrilmek işi
EVSEMEK
Evini, yurdunu özlemek
EVVELKİ
Önce olan, önceki
EVİN
Bir şeyin içindeki öz, lüp
EVİRMEK
Döndürmek, çevirmek
EVİRTME
Evirtmek işi
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYER
Binek hayvanlarının sırtına konulan, oturmaya yarayan nesne
EYLEM
Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon
EYLEMCİ
Düşüncesini eylemleri ile gerçekleştirmeye çalışan kimse
EYLEMEK
Bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak
EYTİŞİM
Diyalektik
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYİTMEK
Demek
EZAN
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
EZDİRME
Ezdirmek işi
EZMEK
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek
EZİLMEK
Ezme işine konu olmak
EĞDİRME
Eğdirmek işi
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga
EĞELEME
Eğelemek işi
EĞLEK
Sürünün yazın öğle sıcağında dinlendiği gölgelik
EĞLEMEK
Durdurmak
EĞLENME
Eğlenmek işi
EĞRİLME
Eğrilmek işi