KARAŞIN
Rengi karaya çalan, esmer (kimse)
KAREKÖK
Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı
KARGI
Gövdesi 5-6 metre yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax)
KARIN
İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi
KARMACA
Sevilen müzik eserlerinden seçilmiş bölümlerin arka arkaya seslendirilmesiyle oluşan müzik parçası, potpuri
KARS
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KARİDES
Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı
KARİYER
Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu
KASIRGA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
KATALİZ
Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
KATIR
Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım
KATOLİK
Roma kilisesinin kendine verdiği ad
KATİ
Kesin
KATİYET
Kesinlik
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
KAVAK
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus)
KAVAL
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
KAYA
Büyük ve sert taş kütlesi
KAYAR
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
KAYNANA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne
KAYSERİ
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KAZAKÇA
Kazak Türkçesi
KAZIKLI
Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
KAÇAKAÇ
İki kişinin karşılıklı olarak gizlice sayı yazıp tahmin etmesine dayanan bir oyun
KAÇINIK
Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse)
KAİME
Buyruk, resmî kâğıt, ferman
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu
KAŞESİZ
Kaşesi olmayan
KE
Türk alfabesinin on dördüncü harfinin adı, okunuşu
KEDİ
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFESİZ
Kefesi olmayan
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KELEP
Büyük iplik çilesi
KELES
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
KELEŞ
Yiğit, cesur, bahadır
KELİK
Eski ayakkabı
KEMAKAN
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
KEPÇELİ
Kepçesi olan
KERES
Büyük ve derin karavana
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
KERKİ
Keser
KES
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
KESAFET
Çokluk, sıklık
KESAT
Alışverişte durgunluk
KESBI
Sonradan elde edinilmiş, sonradan kazanılmış