YENİ
Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı
YERMUMU
Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir mum türü, ozokerit
YETER
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
YEĞEN
Birine göre, kardeş, amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
YEİS
Umutsuzluktan doğan karamsarlık, üzüntü
YEŞİL
Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
YOK
Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
YOL
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik
YUH
Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz, yuha
YUKAÇ
Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
YÜREKLİ
Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
YÜZDE
Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik
YÜZKİRİ
Yüz karası
YÜZYÜZE
Karşı karşıya, vicahen
ZARAR
Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat
ZEMHERİ
Kara kış
ZEVCE
Karı
ZIP
Zıplayan veya birdenbire fırlayan bir şeyin hareketi veya çıkardığı ses
ZIPKA
Karadeniz kıyısı halkının giydiği dar paçalı potur
ZIT
Karşıt, ters
ZOR
Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
ZORALIM
İşlenen bir suç karşılığı olarak suçlunun malının bütünü veya bir bölümü üstündeki mülkiyetine son verilmesi ve bu mülkiyetin bir başka kuruluşa devredilmesi, müsadere
ZORGULU
Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir zorgu duyan (kimse)
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı
ZİHAF
Aruzla yazılmış şiirlerde uzun bir ünlünün ölçü gereğince kısa okunması, imale karşıtı
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
ÇALKAĞI
Çalkar
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇAN
İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana
ÇANKAYA
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇAT
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses
ÇAYKARA
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
ÇELMECE
Aklı karıştıracak biçimde
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇIKAN
Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı
ÇIKAR
Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar
ÇIKARCI
Yalnız kendi çıkarını düşünen, çıkarını kollayan (kimse), çıkarsever, menfaatçi, menfaat düşkünü, menfaatperest, menfaatperver, menfaattar
ÇIKARIM
Çıkarma işi
ÇIKARIŞ
Çıkarma işi
ÇIKARMA
Çıkarmak işi, emisyon
ÇIKARTI
Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi