HATİM
Kur'an'ın tamamını okuma
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse
HAVUÇ
Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen, iki yıllık otsu bir kültür bitkisi, yeregeçen (Daucus carota)
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist
HAYASIZ
Utanması olmayan, sıkılmayan
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
HAZIK
Usta, uz (hekim)
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip
HAŞA
Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı
HAŞÖYLE
yapılan bir işin beğenildiğini anlatan bir söz
HECELİK
Hece miktarında olan
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius)
HEKİM
İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip
HELME
Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
HELVA
Şeker, yağ, un veya irmikle yapılan tatlı
HELVACI
Helva yapan veya satan kimse
HEMATİT
Kan taşı
HEMOFİL
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
HEPSİ
Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi
HER
Önüne geldiği ismin benzerlerini `teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı` anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
HERGELE
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba
HEYBECİ
Heybe yapan veya satan kimse
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
HIYABAN
İki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar
HIZAR
Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı
HODRİ
`Kendine güvenen ortaya çıksın, işte meydan` anlamında hodri meydan deyiminde geçen bir söz
HOKEY
Bir ucu kıvrık sopalarla çayır veya buz üzerinde iki takım arasında oynanılan top oyunu
HOKKA
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap
HOLİGAN
Özellikle futbolda fanatizmi besleyen, aşırı davranışlarda bulunan ve çevreye zarar vermeye eğilimli taraftar
HOMOLOG
Bir başkasının tam olarak yerini tutan
HORANTA
Aile halkı
HOROZ
Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı
HOTANTO
Güneybatı Afrika'da yaşayan ilkel bir boy
HOTOZ
Kadınların süs için saçlarının üstüne taktıkları, çeşitli renk ve biçimde yapılmış küçük başlık
HOVARDA
Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse)
HOZAN
Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla
HOŞAF
Bütün veya dilimler hâlindeki kuru meyvenin şekerli suyla kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türü
HU
`Neredesin, bana bak` anlamlarında, genellikle kadınlar tarafından kullanılan bir seslenme sözü
HUBUBAT
Tahıl
HUMBARA
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan, yuvarlak bir bomba türü, kumbara
HUMMA
Ateşli hastalık
HUY
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat
HUĞ
Çubuk veya kamıştan yapılmış bağ ve bahçe kulübesi
HÜLYA
Tatlı düş, hayal