KAŞIK
Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KAŞİF
Var olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran kimse, bulucu
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMİKSİ
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi
KEMİYET
Nicelik
KENAR
Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
KESMECE
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
KESTANE
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
KESİ
Kesilmiş yer
KETON
Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik
KEYİFLİ
Keyfi yerinde, neşeli
KEÇİ
Geviş getiren memelilerden, eti, sütü, derisi ve kılı için yetiştirilen hayvan(Capra hircus)
KEÇİLER
Keçileri ve çeşitli koyun türlerini içine alan, dağlık, kayalık yerlerde yaşayan, hafif yapılı, çevik, geviş getiren hayvanlar sınıfı
KIBLE
Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön
KIL
Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
KIMIL
Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata)
KINDIRA
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
KISIR
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan)
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
KISKACI
Soğan tohumundan arpacık soğanı yetiştiren kimse
KISMAAD
Kısaltması yapılacak kelime veya kelimelerin ünlü ve ünsüzlerinden yararlanarak gerektiğinde bir ünlü ekleyerek akılda kalabilecek bir söz oluşturma, kısaltmalı kelime, akronim: İLESAM, ASELSAN gibi
KIT
İhtiyaca yetmeyecek kadar az, bol(II) karşıtı
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
KITIRCI
Çok yalan söyleyen kimse
KIYA
Adam öldürme suçu, cinayet
KIYAKÇI
At yetiştirilen haralarda hayvanların çiftleşmesine yardım eden görevli
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma
KIYI
Kara ile suyun birleştiği yer
KIYMALI
İçinde kıyma bulunan (yemek)
KIYYE
Okka
KIZARTI
Kızarmış yer
KIZGİBİ
kıza benzeyen
KIZKUŞU
Yağmur kuşugillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, eti yenebilen, başı sorguçlu, koyu yeşilimsi renkte esmer, küçük bir kuş (Vanellus vanellus)
KIZMACA
Kızmaya, öfkelenmeye dayanan davranış
KIÇÜSTÜ
Kıçı yere gelmiş durumda
KK
Türk alfabesinin on dördüncü sırasında yer alan ve Ke adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak, patlayıcı ünsüzlerinin sertini gösterir
KLARNET
Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı
KLAVSEN
Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali
KLİMA
Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç, iklimleme cihazı
KOCAELİ
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan
KOFALIK
Kofanın çok bulunduğu yer