KEÇİLİK
İnatçılık
KEŞİF
Ortaya çıkarma, meydana çıkarma
KILIBIK
Karısının baskısı altında bulunan (erkek), karısı köylü, kazak karşıtı
KILIFLI
Kılıfı olan veya kılıf içinde bulunan
KIMIL
Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata)
KINA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz
KINACIK
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
KINALI
Kına ile boyanmış olan
KINAMAK
Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak, takbih etmek
KINANMA
Kınanmak işi
KINASIZ
Kına ile boyanmamış
KINAYIŞ
Kınama işi
KINDIRA
Sulak yerlerde yetişen, ince uzun yapraklarının kenarları keskin, koyu renkli bir tür çayır otu
KIRACAK
Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet
KIRKLIK
İçinde kırk tane bulunan
KIRMALI
Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili
KISAS
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma
KISITLI
Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur
KISMAAD
Kısaltması yapılacak kelime veya kelimelerin ünlü ve ünsüzlerinden yararlanarak gerektiğinde bir ünlü ekleyerek akılda kalabilecek bir söz oluşturma, kısaltmalı kelime, akronim: İLESAM, ASELSAN gibi
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
KIYA
Adam öldürme suçu, cinayet
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma
KIYAMET
Tek tanrılı dinlerin inanışına göre dünyanın sonu ve bütün ölülerin dirilerek mahşerde toplanacağı zaman, hesap günü, kıyamet günü, mahşer günü
KIYILIK
Sayanın kenarlarını sağlamlaştırmak ve güzelleştirmek için dikilen şerit biçimindeki parça
KIYMALI
İçinde kıyma bulunan (yemek)
KIZMACA
Kızmaya, öfkelenmeye dayanan davranış
KIŞGÜNÜ
Soğuktan kaynaklanan elverişsiz zaman dilimi
KLAKSON
Korna
KOBRA
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan, gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
KOHENİT
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü
KOKARCA
Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince, uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius)
KOL
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm
KOLAYDA
Kolay bulunabilir yerde, el altında
KOLEDOK
Öd kanalı
KOLKOLA
Yan yana ve kollarını birbirine geçirerek
KOLONYA
İçinde limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde
KOLYE
Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı
KOLZA
Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)
KOMALIK
Koma durumuna gelmiş
KOMAR
Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 metre boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum)
KOMBİNA
Birkaç sanayi kuruluşunun tek yönetimde birleşmesi
KOMODİN
Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot
KONAK
Büyük ve gösterişli ev
KONAKÇI
Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
KONSOME
Et suyu ile kemiklerin birlikte kaynatılmasından ve yağının alınmasından sonraki durumu
KONUKÇU
Yabancı konukların yanına verilen, onları gezdiren, onlarla ilgilenen kılavuz veya arkadaş, mihmandar
KONUŞUR
Bir dili ana dili olarak konuşan kimse